Herkese ücretsiz hekim!

İstanbul da Aile Hekimliği uygulamasına geçerken Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Hamza Gemici merak edilen soruları HABERTURK.COM’a yanıtladı.

Aile Hekimliği, Türkiye'nin gündemine gireli çok oldu ama İstanbul'da uygulamaya Kasım ayında geçilecek. Peki bu uygulama nedir? Neleri kapsar? Ücret ödenir mi? Kendi ailenizin hekimi kim? O hekimi değiştirebilir misiniz? Bütün kafanızda oluşan bu soruları Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Hamza Gemici akıllara takılan ve en çok merak edilen soruları HABERTURK.COM’a yanıtladı.

BEGÜM ÇELİKKOL/ HABERTURK.COM

Hocam, Türkiye'de aile hekimliğine geçen illerin sayısı Ağustos itibarı ile 58 sanırım. Ankara'da aile hekimliğine geçişi Temmuz 2010'da gerçekleştirdi. Ancak hiç şüphesiz İstanbul'da aile hekimliğinin başlaması çok önemli yeni bir dönemi tarifleyecek. Diğer illerde yaşanan sorunların İstanbul'da fazlasıyla yaşanacağını düşünüyor musunuz?

İstanbul’un sisteme katılması tabiî ki her yönden çok önemli, ülkemizin en büyük yerleşim merkezi durumdaki İstanbul’da da mutlaka geçiş sürecinde belli sorunlar, sancılar yaşanacaktır ama burada İstanbul’un çok büyük şansı bu güne kadar İzmir, Ankara gibi büyük kentlerin sisteme dahil olma sürecindeki tecrübeler nedeniyle sıkıntıların daha az yaşanacağı ve daha çabuk çözüme ulaşılabilecek olmasıdır. Şu anda 58 ilde aile hekimliği uygulanmaktadır. Metropol olmasından dolayı İstanbul da geçiş aşamasında sıkıntılar yaşanabilir. Ama vatandaşımız bir an önce aile hekimlerini öğrenir ve ilk başvurunu uygulama başlar başlamaz yaparsa sıkıntılar diğer illerde yaşanan tecrübelerinde ışığında kolaylıkla aşılacaktır.

Halkın kafasındaki en önemli soru aile hekimimizi nereden bulacağımız?
Başlangıçta aile hekimlerine coğrafi tabana dayalı bir nüfus sağlık müdürlüklerince dağıltılmaktadır. Aile hekiminizi öğrenmek için bulunduğunuz ilin sağlık müdürlüğü yada il aile hekimliği derneği sitelerindeki ilgili bölümlerine girmeniz yeterlidir.
“ailehekimini bul linklerinden ulaşabilirler. Sağlık bakanlığının da http://sbu.saglik.gov.tr/sbahbs/ adresinden aile hekimlerine ulaşabilirler.

Bölgemiz için atanan aile hekimininden memnun değilsek nereye başvurabiliriz?

Yeni başlayan sistemde ilk 3 ay aile hekiminizi özel durumlar haricinde değiştirmek mümkün değildir, sonrasında tercih ettiğiniz aile hekimine giderek gerekli formu doldurmanız yeterlidir.

Okurlarımızın merak ettiği diğer bir konu da aile hekimliği için verilecek ücret nedir? Örneğin ben aile hekimine muayene olmaya gittim ve benden bazı testler yaptırmam istendi? Muayene hizmeti ve bu test bedelleri nereye nasıl ödenecek?

Aile hekimliğinde ücretlendirme söz konusu değildir, hiçbir sosyal güvenceniz olmasa bile aile hekimliğinin verdiği hizmetlerden ücretsiz yararlanırsınız. Aile sağlığı merkezlerinde mevcut yada kurulacak laboratuarlarda yapılan yada merkezi laboratuarlara yollanan tetkiklerden ücret ödenmesi söz konusu değildir.

O halde aile hekimine muayene olmadan hastanelere sevk yapılamayacak doğru mu?

Bu günkü koşullarda sevk zorunluluğu (sevk zinciri) uygulaması yürürlükte olmadığı için istediğiniz sağlık kuruluşuna doğrudan başvurabilirsiniz.

Bu sistemin özel hastaneler için dezavantaj olacağını söyleyebilir miyiz?

Bu sistem birinci basamakta yapılan hizmetlerle ikinci basamakta ki hizmeti net olarak ayırdığı için birici basmak işlevindeki sağlık birimleri gerçek konumlarına göre hizmet vermeğe başlıyacaklar. Çoğu özel hastaneninde SGK anlaşması olduğundan özel hastaneler için bir dezavantaj olmayacaktır. Aile hekimliği ile birinci basamak sağlık hizmetlerinin tamamı sunulacağından hastanelere ileri tetkik ve tedavi amaçlı başvuru olacaktır. Yani hastaneler gerçek misyonuna kavuşacaktır.

"Birinci basamak" derken...

Aile Hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile basamak, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın veren hekimdir. Bakın burada altının önemle çizilmesi gereken bir durum var. Aile Hekimi ailenizden biridir. Hastalığın gelişmesine neden olan ortamdan haberdar olan kişidir. Nelerin yapılıp nelerin yapalamıyacağını ilgili ailenin sosyo ekonomik yapısı çerçevesinde bilen kişidir. Gerekirse önlemlerini alır, devlete ait ilgili birimler ile irtibata geçer ve bilgilendirir. Yani hastalığın tedavi edilebilmesi veya hiç ortaya çıkmaması için geren önlemi almak görev tanımı içindedir. Çok ilginç örneklerden birini anlatayım; yaklaşık 6-7 aylık bir süre içinde tüm aile fertlerine bakılan bir aile için evin erkek çocuğunun madde bağımlısı oladuğunu sadece ve sadece itiraf ettiği kişi aile hekimidir. Çocuğun evdeki davranış bozuklukları babanın aynı biçimde nedenini bilmeden verdiği karşılıklar, birbirini tetikleyen sarmal ve sürekli aynı senaryo ile maddeye yönelen genç. Bu örnekte çocuk kurtuldu. Aile bilinçlendirildi. Nasıl oluyor biliyor musunuz, işte bu da takip ile oluyor. Çünkü bütün aile sizin senelerdir hastanız. Korumanız, kollamanız, takip etmeniz ve en önemlisi hastalığın ortaya çıkma sebebini ortadan kaldırmak için gösterdiğiniz çaba... Birinci basamak derken işte bunu kastediyoruz. Öncelikle teşhis, tedavi, rehabilite ve belki en önemlisi takip.

Eskiden de Sağlık Ocakları vardı. Şimdi Aile Sağlığı Merkezleri olacak ve aile hekimimizi orada bulacağız. Ne farkı var iki uygulamanın? Uygulamaya geçilen illerden örnek verebilir misiniz?

Sağlık ocağı sisteminde coğrafi tabana dayalı hizmet tüm hekimlerce tüm bağlı bölgeye verilmekte idi, şimdi ise her hekim belli nüfusa hizmet verecek yani kişi sağlık birimine her gelişinde aynı hekime başvuracak hekim hastasını hasta hekimini bilip tanıyacak bağlı nüfusuna koruyucu ve tedavi edici birinci basamak sağlık hizmeti tek hekim tarafından verilecek.

Hocam, sizce bu sisteme geçerek Türkiye'nin kazancı ne olacak? Ekonomik açıdan değelendirir misiniz?

Sağlık bakanlığı verilerine göre aile hekimliğine geçilen yerlerdeki memnuniyet oranları dolayısı ile birinci basamağa başvuru oranları artmıştır.Bu durumda hem ilaç hem zaman hem ulaşılabilirlik maliyetlerinde ciddi kazançlar sağlanmıştır.Bu verilerin ayrıntılarına istenirse sağlık bakanlığımız arşivlerinde ulaşılabilir.

Yeniden sormak istiyorum, sizce İstanbul hazır mı?

İstanbul büyük bir metropolitan kent bunu hepimiz gayet net biliyoruz. Aile Hekimliğine geçen illerimizden edindiğimiz deneyim var. Bugün İzmir ve Ankara ile bu deneyimleri yaşadık yaşıyoruz. En önemlisi Ağustos sonu itibarı ile geçiş yapmış 58 ilde şuana kadar yaşanan sorunlarla ilgili ciddi bir birikim var. Temmuz ayında Ankara'nın Aile Hekimliği'ne geçişi ile başlayan süreçte Federasyonumuz bu bilgi ve görgü ve deneyimini Ankara'da bir panel yaparak oradaki hekimler ile paylaştı. Bunun dışında, eğitim ve workshop'lar ile bu bilgi alışverişi hep sürüyor. Bu hafta sonu yani 21 Ağustos Cumartesi günü de Haliç Kongre Merkezinde İstanbul için toplanıyor ve bu panelin 2.sini yapıyoruz. Sağlık Bakanlığı, İstanbul il Sağlık Müdürlüğü ve İstanbul Aile Hekimleri Derneği'nin katılımı ile 2. 'Aile Hekimliği Güncel Uygulama Paneli'ni gerçekleştireceğiz ve uygulamadaki Aile Hekimliği Sistemi tartışılarak, Aile Hekimliği Sistemi'ne geçen illerin tecrübeleri ve karşılaştıkları sorunları, İstanbul için paylaşacağız.

Aile Hekimliğine Afrika'daki birkaç ülke dışında tüm dünya ülkeleri hemen hemen geçti ve tüm metropollerde geçiş süreci sancıları yaşandı. Türkiye geneline bakar ve bir karşılaştırma yapar isek bizde de öngörülen sıkıntıların ötesine geçilmiyor esasen. Bu yüzden İstanbul hazır mı sorusuna cevabımız öngördüğümüz aksamalar dışına çıkılmayacağı yönünde.

Türkiye genelinde tüm illerde aile hekimliğine geçildiğinde kaç aile hekimi görev yapıyor olacak?

2010 sonu itibarıyla tüm Türkiye genelinde Aile hekimliğine geçildiğinde 23.000 civarından bir aile hekimi hizmet veriyor olacaktır.

Şu anda Ankara'da kaç aile hekimi hizmet veriyor ve bu sayı İstanbul için nasıl öngörüldü? İstanbul'da kaç hekim hizmet verecek?

Ankara’da 1158 aile hekimi hizmet veriyor. İstanbulda 3500 civarında aile hekimi olacak.

Çeşitli illerde binlerce aile ile karşılaşıyorsunuz. Aslında Türkiye profili anlamında da çok önemli bir bilgi birikimi çıkıyor. Bugüne kadar hizmet verilen illerde sizi nasıl karşıladılar. Ben aileden biriyim demekle aileden biri olunmuyor malum.

Aslında çok enterasan anılar ve olaylar yaşanıyor. Sadece işin sosyal yönü ile ilgili çok ciddi anı, hatıra kitapları yazılır. Bir kere ilk çekince atlatıldıktan sonra emin olun kahveye uğramak yerine doktora uğrayıp eve geçiyorlar. Yani nicedir görmedim nasılsın diye geliyor insanlarımız. Özellikle orta ölçekli illerde akşam üzeri veya sabah saatleri neredeyse buluşma görüşme sosyalleşme mekanı haline geliyor Aile Sağlık Merkezleri. Binlerce anı var ama Türkiye genelinde her geçiş yapan ilde bir kere mutlaka rastladık anlamında verebileceğimiz örnek:

“Ya doktor bey sen bilirsin filancanın oğlunda veya kızında bir hastalık neyim var mı?”

* "Evlenmeden önce kayınvalide, kaynana, kayınbaba gibi hısım olacak ailelerin karşılıklı birbirlerini sordurmaları. “Ya doktor bey sen bilirsin filancanın oğlunda veya kızında bir hastalık neyim var mı?”. Çok inanılmaz örnekler yaşadık zaman zaman fıkra gibi bu anıları paylaşıyoruz aramızda. Ama emin olun hepsi en mahrem sırlarını aile hekimi ile paylaşıyor. Çözüm bulunduğunu gördükçe de bu katlanıyor. Bugün aile fertlerinin birbirine söyleyemedikleri pek çok konu aile hekimlerinin bilgisi dahilindedir."

Borcum nekadar söyleyin ödeyeceğim

"Bir de çok sık rastladığımız başka bir olay daha var. Hasta aile sağlığı merkezine geliyor. Aile Hekimine muayene oluyor. Çıkarken varsa testini yaptırıyor ve en sonunda borcum ne kadar, yok olmaz ödemeden şurdan şuraya gitmem diyor. İlk başlarda bunun ücretsiz bir hizmet olduğunu anlatmamız gerçekten zaman aldı. Hastalarınız ile aranızda maddi bir ilişki yok. Düşünsenize bu sadece aile içinde yaşanabilecek bir deneyim."

Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Aile Hekimliğine geçen illerdeki vatandaşa söylemek istediğiniz, iletmek istediğiniz mesaj nedir?

Halkımız öncelikle aile hekimlerini öğrensinler, aile hekimlerinin oların ailelerinin bir bireyi konumunda olduğunu unutmasınlar her türlü sağlık sorunlarında başvurup yardım almaktan çekinmesinler. Bu artık onların en doğal hakkı.Vatandaş aile hekimine ne kadar sahip çıkar ve güvenirse bu iletişim sayesinde pek çok hastalık oluşmadan önlenebilecek, zamanında tedavi edilebilecek, hem vatandaş, hem ülkemiz karlı çıkacaktır.